En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap)
En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap)
En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap)
En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap)
En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap)
En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap)
En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap)
En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap)

En Sürükleyici Aşk Romanları Seti (10 Kitap) (PYD20220152)

0,00
Marka : Kollektif
İndirim Oranı : %67 İndirim
Fiyat : ₺300,00
İndirimli : ₺99,90
Barkod : 6242005812897
:

 

 

 

 Sürükleyici aşk romanlarında süper kampanya !! Birbirinden güzel ve sürükleyici aşk romanları setimiz 186 TL yerine yanlızca 69.90. Set içinde neler mi var:

 

1.Kitap: DOLPHİN VİDEO: Rıza Kıraçın Kaleme aldığı bu romanda yazar 1980'lerin Cihangirini kendi tecrübelerinden anlatıyor

Cihangir de, eski adıyla Tavuk çıkmaz, şimdiki adıyla Akyol Yokuşu'nda bir videocu, Dolphin Video. Ve burada çalışan Çeliklitepeli Civciv'le Cihangirli Cino... Sayfa Sayısı: 320

2.Kitap: Mevsim Kış Günlerden Veda -  - Sonay Güner:  144 sayfaNefesalıp verdiğim şu kadar senenin sonunda anladım; fazlayız dünyaya. “Fazlayız”dediysem öyle aman aman bir sorun çıkartacak kadar değil. O kadar mühim değilizyani.

3. Kitap: Son Nefeste Aşk-Yılmaz Bozan

‘’ Sevdiğim, yürek yaram, yürek yarım, Özlem’im. Tenine dokunamadığım. Kokusuna ve yüzüne hasret kaldığım. Elveda ne kadar yeterli bir sözcük bilemiyorum. Ama sevgilim sana elveda diyorum. İçim yanıyor. Sakın sitem ettiğimi düşünme. Ben bu yangına minnettarım. Külleriyle bana dünyanın en güzel kokusunu taşıdığı için. Ben gidiyorum bir tanem. Seninle dolup taşan ama sana hasret yüreğimi de alarak. Sana haber vermediğim için ne olur kızma bana. Çünkü sevdiğim: ben ölümü paylaşamazdım seninle. Soluğumu, tenimi, umudumu ve her şeyimi seninle paylaşırım ama ölümü paylaşamazdım. Ben seni çok sevdim. Kimseyi sevmediğim gibi. Ve hiç kimsenin seni sevmediği gibi.’’

Sayfa Sayısı160

4. Kitap: AŞK DOĞARKEN ÖLÜR - Fahri Coşkun: “Çabuk silinsin diye ayak izlerim, yalın ayak geçtim tüm şehirleri ve denizleri….”

“Ankara hiç bu kadar güzel olmamıştı. Mevsim bahardı; keçiler yayılıyordu otlaklarda…

Ada vapurlarının biri ayrılırken Kuğulu Park İskelesi’nden bir diğeri yanaşıyordu Tunalı Caddesi Boğazı’ndan geçerek…

Güvercinler, martılar, kuğular, çimenlerin üzerine yayılmış âşıklar…

Bedava hayaller peşinde değildim.

Her şeyi ama her şeyi yeniden görebilmeyi seninle başarmıştım.

İlk kez aşkın derinliklerine bu kadar inebiliyordum.

Keşfetmem gereken daha birçok şeyi yeni keşfetmeye başlamıştım.”

 Fahri Coşkun, ilk romanı “Cesaret Duvarları”nın ardından “Aşk Doğarken Ölür” ile bir yandan hayal gücünün sınırlarını zorlamaya devam ederken, bir

yandan da aşkı anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan kahramanımızın serencamını gözler önüne seriyor.Sayfa Sayısı:  168

5.Kitap: GÜNEŞİN GÖLGESİNDE ÜŞÜYENLER-Yılmaz Bozan

Olcayto ne ''Öfkede ölü gibi ol'' diyen Mevlana'yı ne de ''Güçlü insanlar affeder'' diyen Konfüçyüs'ü dinledi. Bu büyük ustaların sözleri, onun için saçmalıktan başka bir şey değildi. Hele de Şirazi'nin ''Bir ah dünyayı altüst eder'' sözüne ifrit oluyordu. Dört yıl boyunca bir değil binlerce kez ah çekmişti. Ahları bir çakıl taşını bile yerinden oynatamamıştı...

Üzerindeki güneşe rağmen üşümeyen var mıdır? Üşümek, yalnızlık hastalığının en büyük belirtisidir. Ve yalnızlığın en beter hali; yüreğinden tutmasını umduklarının sadece elinden tutmasıdır. Milyonlarca insan gibi Olcayto da yalnızlığı ve üşüyordu. Yüreğinden tutması gereken kişinin sadece elinden tuttuğu, elinden tutması gereken kişininse...

Çağlar, büyük olayların sonucunda biter ya da başlar. Bu büyüklükte bir olay olmamasına rağmen, insanlık yeni bir çağı yaşıyor. ''Yalnızlık ve mutsuzluk çağı'' Güneşin Gölgesinde üşüyenler bu yeni çağa ışık tutmaya çalışan bir roman...

Sayfa Sayısı:192

6. Kitap:MARUF KADINLAR VE TUTSAK FİLLER-Demet TÜRKMEN

Kadınım ben, karnımda bir dünya ile yaşıyorum. Kadınım, huzursuz, tedirgin ve çıplak ayaklarımla ben gibi bir kadının karnındaki dünyadan geliyorum. Sorgusuz geldiğim bu yerden, yargılanarak gidyorum. Benim ahım tutarmış, öyle derler. Ben kadınım, ne ah ederim ne beddua. Sesimi dahi çıkarmam. Amma velakin şöyle bir daldım mı göğe, ne feri kalır gözlerin ne de soluğu çıkar olur zulmedenin. Sayfa Sayısı:144

7. Kitap:When Life Lights Up - Serdar Özkan Çeviri değildir, orjinal İngilizce yazılmışbir romandır. 208 sayfa

8.Kitap:BANA ''SEN'' DE-Demet TÜRKMEN

Zafer her zaman en şık haliyledir. Maharet, kaybedişTe bir zarafet oluşturmaktır. Öyle ki ne kadar güzel seversen, o kadar güzel kaybedersin. Şu da bir gerçek; ne kadar yükseğe çıkarsan, düşüşün o denli sert olur. Hatta ne kadar akıllı uslu davranırsan o kadar deliliğe yatarsın. En fenası da pozitif ihtimallere öyle bir bağlanırsın ki an gelip imkânsıza düştüğünde bile saf bir tebessüm ''Olacak'' dersin. Bundan da beteri gerçeği cam gibi net gördüğünde, yitirdiğin zaman için dövünürsün.

Dövünme!!!

Aynı hikayeyi bir kez daha ve gözlerin daha bir kapalı yaşayacaksın. Aynı tepeleri yine çıkacak aynı kuyulara yine düşeceksin. Kendini Sisifos gibi bir aşağı bir yukarı inip çıkarken görmekten sıkılmış, kendinin ve yaşadıklarının tam farkında olarak ilişkilerini düzeltmek ya da temizlemek isteyenlerin kitabı, şu an size bakıyor. Sevginin, aşkın, ilişkilerin, -bu- dünyasına hoşgeldiniz

Sayfa Sayısı:192

9.Kitap: EVLİLİĞİN SAYILARI- Özer Fırat: Evliliğin Sayıları’nda okuyacaklarınız, bugün hangi evlilik sayısında olursanız olun (ya da evlilik yolunda bile olmayan bir ilişkide) bir yerinde sizinle buluşacağı hemen hemen kesin,yaşanmış, yaşanmakta olan ve yaşanacak ayrıntıları içeriyor.

Siz Evliliğin Sayıları’nı okumaya başlamadan hemen önce şunu söyleyeyim, bu kitabın içinde standart evlilik sorunlarını arıyorsanız, daha önsözündeyken kapatın gitsin! Bu kitapta çok sayıda alıntı, teori, allı pullu açıklamalarla bezeli akademik bir dil istiyorsanızonu aldığınız rafa bırakın! Size hiçbir şeyi sorgulatmayan sabun köpüğü gibi bir sadelik istiyorsanız da bu kitabı boş verin!Sayfa Sayısı:288

10. Kİtap:İlk Marka Hz. Adem mi? - Serhan OK

Hayat Âdem babamızla başlamışsa, tarihin ilk markası da kesinlikle odur. Bir adı, bir varoluş amacı, bilmesek de özgün bir yüzü, vücut şekli, hiç duymamış olsak da özgün bir sesi, hiç tanımasak da bir kişiliği vardı. O bir markaydı ve tarihin ilk markasıydı.Sayfa Sayısı:269

 

Benzer Ürünler
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR